Markalar için Linkedin

Linkedin Türkiye Kurumsal Çözüm Ortağı Tick Tock Boom’un iş Dünyasının Sosyal Ağı LinkedIn için hazırladığı “Markalar İçin LinkedIn” sunumu.

http://www.slideshare.net/ticktockboom/linkedin-is-dunyasinin-sosyal-agi-markalar-icin-linkedin

Advertisements

Using Instagram for Brands

However, unlike Facebook or Twitter, Instagram doesn’t have business-specific profiles, built-in visibility or engagement metrics, or paid advertising options. 

So why are brands rushing to join yet another social network? Here’s why:

Instagram is the perfect storm of mobile and image-based technology

1. Use images to tell a story, not blast your branding

2. Most photos fall into two categories: beautiful imagery or humor

3. Don’t post too often

4. Choose an account name that’s the same as your Twitter handle

5. Use hashtags, but don’t be creepy about it

6. Set up an account on a web-based viewer

http://socialmediatoday.com/erica-ayotte/845176/using-instagram-brands

Markanız için Doğru Sosyal Medya Ağını Seçmek

Markanız için Doğru Sosyal Medya Ağını Seçmek

Sosyal medya balta girmemiş ormanlar gibi, her gün yeni bir ağ çıkıyor ve bazen işin içinde olan bizler için bile bu hıza yetişebilmek zor olabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Buddy Media’nın yayınladığı sosyal medya platformları görselini gören her marka ya da sosyal medya uzmanı ürkebilir. Ama esas olay aslında yavaş ve adım adım düşünmekten geçiyor. Karmaşık gibi görünen bir problemin çözümü çok basit olabilir ki sosyal medya konusunda da böyle düşünmek gerekiyor.

Read more http://blog.adresgezgini.com/markaniz-icin-dogru-sosyal-medya-agini-secmek/

Avrupa’da E-ticaret: Ekonomik Krizin Kucağında Online Rekabet

İnternet kullanıcıları arasında online alışveriş yapma oranı; İtalya’da yüzde 15, İspanya’da yüzde 24 ve Fransa’da yüzde 56 civarında olduğunu da belirtelim. Yaşlı kıtanın en e-ticaret dostu ülkeleri ise İngiltere, Almanya ve Norveç. Avrupa genelindeki toplam pazar hacminin 2011 yılında 200,5 milyar Euro olduğu açıklanmıştı. Kaldı ki bu rakamın 2008 yılında 117,84 milyar olduğunu biliyoruz. Sadece üç ülke; İngiltere, Almanya ve Fransa’daki online perakendeciler Avrupa e-ticaret satışlarının yüzde 71′ini oluşturuyor. Tüm bu büyüme rakamlarının ışığında 2012 yılına geldiğimizde Avrupa’da online satışların önceki yıla göre yüzde 16,1′lık bir artışla 232.76 milyar Euro rakamına ulaşacağı da öngörüler arasında…

http://eticaretmag.com/avrupada-e-ticaret-ekonomik-krizin-kucaginda-online-rekabet/

İlaç sektörü de mobil fırsatlara yöneliyor

İnternetin yeni fırsatlar sunması özellikle mobil alanda hemen her sektörü etkiliyor. Bu fırsatlara kulak veren sektörlerden biri de sağlıkla iç içe olan ilaç sektörü.

Pfizer Türkiye’nin bu alandaki dönüşümünü sağlayan NeoBusiness bölüm koordinatörü Gökhan Salmanoğlu’na dijital-mobil tarafta neler yaptıklarını sorduk.

Fırat Demirel: Gökhan Bey bize kendinizden ve Pfizer’deki görevinizden bahsedebilir misiniz?

Gökhan Salmanoğlu: ODTÜ Endüstri Mühendisliği’nden 2004 yılında onur derecesi ile mezun oldum. Çalışma hayatıma Aygaz’da pazarlama alanında başladım. Ardından P&G Polonya ve P&G Türkiye bünyesinde çeşitli pazarlama ve dijital pazarlama pozisyonlarında bulundum. Son olarak Pfizer Türkiye’de NeoBusiness Koordinatörlüğü görevini üstlenmekteyim…

http://www.webrazzi.com/2012/08/13/ilac-sektoru-de-mobil-firsatlara-yoneliyor-roportaj/

Zenginlere Para Kazandıran Düşünce Yöntemleri

Orta sınıftakiler zengin olmak için lotodan para çıkması gibi kendi dışındaki unsurlardan medet umarken, ABD’li yazar Steve Siebold, analizinde bir kişinin kendi başına bunu başarabilmesi için yapması gerekenleri sıraladı.
İşte Siebold’un son yayımladığı kitabına da konu olan görüşlerini anlattığı yazı:
Hepimiz istediğimiz zaman istediğimiz şeyi yapmak için cebimizde yeterince para olmasını hayal etsek de, bu çoğumuz için bir hayal olmaktan öteye gitmez.
Zengin olmak o kadar kolay bir şey olmamasına rağmen aslında insanların düşündüğü kadar zor bir şey de değil. Eğer gerçekten bir milyoner olmak istiyorsanız yapmanız gereken ilk şey onlar gibi düşünmeyi öğrenmekten geçiyor.
Zengin biri ile orta sınıftan biri arasındaki en büyük fark para hakkındaki düşüncelerinde görülüyor.
Orta sınıfa mensup bir kişi, gelecekte karşısına çıkabilecek belirsizlikler nedeniyle hep kaygı duyarken bu duygu onu parasını korumaya ve biriktirmeye itiyor.
Bunun tersine zengin olan kişiler özgür ve rahat kararlar alıyor. Para biriktirmek onlar için de önemli olmasına rağmen, bu kişiler zihinsel enerjilerini çoğunlukla insanlara hizmet etme ve problem çözmeye yönlendiriyor.
Bunun yanında iki kesim arasında en çok şu düşünce farklılıkları göze çarpıyor:
– Orta sınıf tasarrufa, zenginler kazanmaya odaklanıyor.
– Orta sınıf çok çalışmakla servet elde edileceğine, zenginler ise aynı sonuca alınan risklerle ulaşılacağına inanıyor.
– Orta sınıf paranın emek gücüyle kazanılacağını, zenginler bunun düşünsel taraftaki başarıyla geleceğini düşünüyor.
– Orta sınıf parasının biteceği endişesi yaşarken, zenginler daha fazla para kazanmanın yolları arıyor.
– Orta sınıf para konusuna duygusal bir açıdan bakarken, zenginler bunu mantıksal yoldan yapıyor.
– Orta sınıf zengin olmanın kendilerinin kontrolünde olmadığını düşünürken, zenginler bunu yapabilecek gücün insanın içinde var olduğunu fikrine sahip.
– Orta sınıfta loto mantığı hakimken, zenginlerde mantıklı hareket öne çıkıyor.
– Orta sınıf içinde bulunduğu ekonomik durumdan kurtarılmayı beklerken, zenginler kimsenin gelip onları kurtarmayacağını biliyor.
Eğer siz de henüz finansal özgürlüğünü kazanamayanlardansanız üzülmeyin çünkü önümüzdeki beş yıllık süreçte kendi başına zengin olanların sayısı tarihte hiç görülmediği kadar çok olacak.
Ekonominin içinde bulunduğu karmaşık dönemde yaşanan birçok problemi çözmek için yaratıcı fikirler bulmak, bu furyanın önünü açacak.
Kaynak: CNBC