Manage Social Media the Easy Way in 2013 [INFOGRAPHIC]

When used correctly, social media is a great (and mostly free!) communication tool for reaching new and existing customers, building word of mouth for your business, elevating your status as an industry expert, and extending the reach of your marketing.

However, for many small business owners, social media also seems to require a huge amount of time for a questionable payoff, and most just don’t know where to start. The infographic below provides an easy-to-follow plan for managing your business’s social presence through each month of 2013 and answers the most common questions of ”How do I use it? Why should I use it? What do I say? Who has the time?”

http://blog.intuit.com/marketing/manage-social-media-the-easy-way-in-2013-infographic/

Advertisements

12 Adımda Facebook Sayfanızı Geliştirin [İnfografik]

Facebook sayfasına sahip her girişim dev pazarlama bütçelerine sahip şirketler kadar şanslı değil. Özellikle işe yeni başlayan girişimciler uzman profesyonellerden yardım almadan sosyal ağlardaki hesaplarını kendileri yönetmek ve pazarlama stratejilerini belirlemek zorunda kalıyorlar. Bu konuda yalnız kalan girişimcilerin en büyük yardımcısı ise uzmanlar tarafından kaleme alınan kaynak içerikler.

ShortStack tarafından hazırlanan 12 maddelik liste, Facebook sayfalarında dikkat edilmesi gereken konu başlıklarını sunuyor. ‘Yapılacaklar listesi’ formatında yayınlanan infografik, Facebook sayfalarının eksikliklerini görmek veya sayfaların performansını artırmak için yararlı ipuçları sunuyor.

İnfografikte dikkat çekilen noktalar arasında profil fotoğrafının markanın kimliği ile uyup uymadığı, kapak fotoğrafının özellikleri gibi teknik konuların yanında içerik stratejisini oluştururken sorulması gereken 5  soru, yorumlara verilen cevaplar gibi konulara da dikkat çekiliyor.

Facebook’ta sayfa yönetimi konusunda (özellikle bu işte yeniyseniz) daha önce paylaştığımız aşağıdaki infografiklere göz atabilirsiniz.

http://sosyalmedya.co/12-maddede-facebook-sayfanizi-gelistirin/

Webrazzi Ödülleri 2012′de kazananlar belli oldu

Toplam 31 kategoride internet dünyasının en iyilerinin seçildiği oylamamızda toplam 871 bin 815 oy kullanıldı.68984 kişinin oy kullandığı Webrazzi Ödülleri 2012′de, 56525kişi Facebook, 10532 kişi Twitter, 1927 kullanıcı ise Linkedin ile bağlandı. Bu hafta içerisinde birçok istatistikle birlikte özel bir infografik paylaşacağız.

Sözü fazla uzatmadan şu önemli noktayı da paylaşmakta fayda var. Webrazzi Ödülleri’nde adayları da yine Webrazzi okuyucuları belirlediler. O yüzden aday olmak da bizce son derece önemli ve prestijliydi.

Webrazzi Ödülleri 2012′nin sonuçlarının tam listesini aşağıda bulabilirsiniz. Tüm kategorilerdeki adayları Webrazzi ekibi olarak tebrik ederiz. Oy kullanan sizlere de sonsuz teşekkürler. Sadece Türkiye değil dünya çapındaki sektörel yarışmalar arasında rekor sayılabilecek bir oy sayısına ulaşmamızı siz sağladınız.

http://www.webrazzi.com/2013/01/14/webrazzi-odulleri-2012-sonuclar/

Twitter’da Başarıya Giden 5 Yol

1. İsminiz kolay akılda kalabilir olsun: İnsanların sizi aradığında kolayca ulaşmasını sağlayın. Örneğin web sitenizde “Örnek Mobilyaları” olarak yer alıyorsanız, Twitter’da da mutlaka @ornekmobilya olarak ismini alın.

2. Marka logonuzu ya da markanızla özdeşleşmiş bir fotoğrafı, profil fotoğrafı olarak kullanın: Profil fotoğrafınızın markanıza ait logosu olmasına dikkat edin. Düşük çözünürlükte fotoğraflar kullanmayın. Görselin boyutunu düzenlemek için Photoshop, Inkscape gibi uygulamaları ya da Pixlr gibi uygulamaları tercih edebilirsiniz.

3. Şirketinize ait web sitenizi eklemeyi unutmayın: Twitter kullanıcıları profilinizi ziyaret ettiğinde web sitenizi ziyaret etmesi kaçınılmazdır. Tıklanabilecek bir şekilde web sitenizi profilinize eklemeyi unutmayın.

4. Twitter bio’nuzu doldurun: Hangi ürün/hizmeti sunduğunuzu, ilgi alanlarınızı, şirketinizin ne ile ilgili olduğunu mutlaka Twitter bio’nuza ekleyin.

5. Twitter kullanıcıları ile etkileşimde kalın: Twitter’da olmak demek hesabınızı açıp, düzenleyip sonra da bir daha o sayfaya uğramamak demek değildir. Mutlaka düzenli aralıklarla tweet atın, kullanıcılarla etkileşime girin.

http://blog.adresgezgini.com/twitterda-basariya-giden-5-yol/

 

Twitter’da Daha Çok Hit Almak İçin İpuçları

Twitter üzerinden her gün onbinlerce link paylaşılıyor. Ancak Twitter’daki trafiğe nazaran paylaşılan linklere geri dönüşler oldukça az. Peki tıklamaları arttırmak için neler yapmalıyız?

  • Attığımız tweetler 120-130 karakter aralığında olmalı.
  • Linklerinizi tweetlerinizin en sonuna ya da en başına yerleştirmeyin.
  • Günde 3′ten fazla tweet paylaşmamaya gayret edin.
  • Haftasonları paylaşılan tweetler daha çok tıklama alıyor.
  • Öğle saatlerinde atılan tweetler daha çok tık almakta.
İstatistiklerin dışında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise tweet’in merak uyandırması. İnsanlar linke tıklamak istemeli. Ancak bu durum aşırı abartılıp aslında içerikte olmayan şeylerden bahsedilirse tweetlerde siteden hemen çıkma oranı artacağından sınırı bilmek lazım. İşte HubSpot’un konuyla ilgili yayınlamış olduğu infografik.
 

İnternetin On Yılda Yaşadığı Değişim [İnfografik]

Eğer 80′li yıllarda doğduysanız bilgisayar teknolojisinin yaşadığı gelişime bizzat şahit olmuşsunuz demektir. Hızlı internet bağlantıları hayatımıza girmeden önce devamlı olarak internete bağlı olan bir bilgisayara sahip olmak hayalden öte bir şey değildi. İnternetin yavaşlığından, pahalılığından ve servisin kötülüğünden bahsetmiyorum bile.

2000′li yılların başında yaşadığımız geçiş süreci ile birlikte daha fazla online olmaya başladık. Ucuzlayan ve devamlılığı artan internet sayesinde online olma süremiz artarken bu paralelde vakit geçirebileceğimiz sitelerin sayısı da arttı. 2012 sonunda geldiğimiz nokta ise dünya genelinde 2.27 milyar online insan.

Bestedsites.com tarafından hazırlanan infografik, internetin son on yılda yaşadığı değişimi anlatıyor. 569 milyondan 2.27 milyara çıkan online insan sayısı, günlük internet kullanım sürelerini de artırmış. 2002 yılında günde ortalama 46 dakika online olunurken bugün bu süre 4 saate çıkmış.

Dünya genelinde online kişi sayısının artmasına paralel olarak web sitesi sayısı da artış göstermiş. 2002 yılında 3 milyon olan internet sitesi sayısı, 2012′de 555 milyonu bulmuş. Bu internet sitelerinden en başarılısı da 2004 yılında kurulan ve 2012′de bir milyar kullanıcıya ulaşan Facebook.

İnfografikte internet sitelerinin on yılda yaşadığı değişime de yer veriliyor. Apple, Yahoo, CNN gibi şirketlerin 10 sene önceki siteleri, utanılan ergenlik dönemi fotoğraflarına benziyor.

http://sosyalmedya.co/internetin-10-yili-infografik/

 

Gündemi Takip Edebileceğiniz En İyi 5 Mobil Uygulama

Her ne kadar kimilerine göre gazete ile dergilerin yerini tutmasa da özellikle tabletlerle birlikte daha kullanışlı hale gelen haber okuma uygulamaları, günlük veya profesyonel hayatta ihtiyaç duyabileceğiniz bilgileri size kolay ve hızlıca sağlayabilmesi bakımından hayatı kolaylaştırabiliyor.

Üstelik bu uygulamalar kişiselleştirilebilir özellikleriyle kullanıcıların bilgiye ulaşırken aynı zamanda daha çok keyif almalarını da sağlıyor. Dünya çapında piyasaya çıkan binlerce dergi ve gazetenin yanı sıra saymakla bitmeyecek blogların takibi, oluşturacağınız filtre veya kategorilerle bu uygulamalar sayesinde takip etmek mümkün oluyor.

Android veya iOS işletim sistemine sahip cihazlarınızda kullanabileceğiniz bu servisler arasında hem popülarite hem de sunduğu özellikler bakımından öne çıkan ücretsiz uygulamaları bir araya getirdik.

Google Currents

Google’ın 2011′in Aralık ayında yayına aldığı Google Currents, yüzlerce dergiye ücretsiz olarak ulaşmanıza imkan tanıyor. Kullanıcılar, anlık olarak değişen arama trendlerinden yükselen haberleri veya beğendikleri blog ve siteleri pratik yoldan Google Currents ile takip edebiliyor.

Zite

Tıpkı Google Currents gibi bir haber okuma uygulaması olan Zite, haberleri dergi formatında kullanıcılara sunmasının yanı sıra kişiselleştirilebilir arayüzüyle ciddi bir hayran kitlesine sahip. Geçtiğimiz günlerde Zite 2.0 adıyla yenilenen uygulamada kullanıcıların habere daha kolay ulaşmaları amaçlanıyor.

Flipboard

Yayın takip etmek için kullanılan en yaygın uygulamalardan biri olan Flipboard, online dergi deneyimi sunan kişiselleştirilebilir arayüzüyle kullanıcılar tarafından oldukça beğeniliyor. TIME dergisi tarafından En iyi 50 inovasyon, Apple iPad için ise yılın uygulaması seçilen Flipboard, herhangi bir içeriği magazin dergisi kıvamında sunarak okumayı daha eğlenceli kılabiliyor.

News 360

Haberleri farklı kaynaklardan takip etmenizi sağlayan yeni nesil uygulamalardan biri olan News 360, internet üzerindeki 20 binden fazla kaynağı bir araya getiriyor. Kullanışlı bir akış tasarımına sahip News 360, resim ve videolarla birlikte içerikleri özet şeklinde sunuyor.

Pulse

İçerik derleyicisi olarak tanımlayabileceğimiz Pulse, site ekleme özelliğiyle öne çıkıyor. Pulse ile yönetim paneli üzerinde bulunan sayfalara belirleyeceğiniz kategori çerçevesinde yayın yapan siteleri ekleyebiliyor tek bir yerden görüntüleyebiliyorsunuz. Buna ek olara bir Google RSS Reader kullanıcısıysanız aboneliklerinizi Pulse’a  aktarabilirsiniz.

http://sosyalmedya.co/gundemi-takip-edebileceginiz-5-uygulama/

PUSH MESSAGING. Push to the next level.

Mobile changes everything. And push messaging is the spark that drives mobile engagement. Push offers consumers and businesses the opportunity to build deeper and more valuable relationships. The always-there, always-on nature of mobile gives brands real-time access to user behavior, preferences, and location context to understand consumers in a way they never have been able to before. Furthermore, precise targeting and scheduling of messages helps get the right message to each user at the right time and place.

What is Push?

Push Messaging gives apps a voice. It’s a permission-based, value-added way to deliver a message to people when and where they want it. Done right, it boosts app engagement significantly.

Learn how Good Push builds great relationships.

http://urbanairship.com/products/push-messaging

Pozitron Kurucusu ve Ceo’su Fatih İşbecer’den Mobil Dünya Hakkında

 

• Mobil ticaret treni kalktı, harekete geçti. Yeterince hızlı davranabilirsek, son vagonlarda kendimize
  yer bulabiliriz.
• iPhone için tasarlanıp, kodlanıp, yayına alınan kaliteli bir mobil uygulamanın fiyatı en az 30 bin
  dolar. Güncellenme maliyetiyse 10 bin dolar.
• Nasıl ki, bir esnaf dükkânını her gün açıyor, rafları temizliyor, yerleştiriyorsa, akıllı telefonlar ya da
  tabletler için hazırlanan uygulamaların da mutlaka güncellenmesi gerekir.
• Bugün için hedefimiz, online satışların %15’inin mobil cihazlardan yapılmasıdır.
• Türkiye 3G penetrasyonunda %44 ile Avrupa’nın hemen hemen %50 üzerinde.
• Önümüzdeki 2-3 yıl içinde Türkiye’de telefonu olan her 10 kişiden sekizi mobil interneti mutlaka
  kullanıyor olacak. Bu, inanılmaz bir potansiyel!
• Türkiye’de mobil internet kullanımı son sekiz yılda 690 kat artış gösterdi. Son bir yıldaysa mobil
  internet kullanıcısı %360 arttı.
• Günde 150 kez telefonumuza bakıyoruz. Bu da yaklaşık olarak her 6,5 dakikada bir demek.
• Mobil iletişim tembelleştirdiği için, insanlar artık ön hazırlık yapmayı bıraktılar. Her zaman her
  yerde son dakika bilgi almak için cep telefonlarına bakıyorlar. Orada yoksanız, potansiyel
  müşteriniz rakibinize kaçabilir.
• Mobil cüzdan hâlâ sisler içinde. GSM operatörleri, telefon üreticileri gibi büyük güçler ve yerel
  küçük firmalar arasında büyük bir savaş var. Bu savaşın galibi alışveriş deneyimini de değiştirecek.
• Şu an geldiğimiz noktada sanal para dünyanın en büyük ödeme birimidir. Bunun perakendede
  kesinlikle işlevsel hale getirilmesi gerekmektedir.
• ABD’deki Black Friday‘de Macy mağazasına girenlere ve 300 metre yakınına gelenlere beş
  dakikada bir push notification yollandı ve mobil cihazlardan 120 bin alışveriş gerçekleşti.
• İçinde telefonun bulunduğu her türlü işlem, mobil ticarettir. Türkiye’de internette olduğu gibi
  mobilde de öncülük bankalarda.
• Her platformda en iyi performansı, o platform için özel geliştirilmiş uygulamalar sağlıyor.
• ABD’deki Black Friday’de gözlenen en önemli şey, cirolar aynı kalırken online satış oranlarının

  artmasıydı.
 
 

Sosyal Medya Uzmanıyım, Ne İş Olsa Yaparım!

Blog, arkadaşlık sitesi, sosyal ağ, sosyal medya, yeni medya. Kabaca bu terimlerden geçerek günümüzdeki haline ulaşan yazılabilir web, kişilerden sonra kurumların hayatında da rolünü artırdıkça, bu durumun ticari kullanım ve kaygıları beraberinde getirmesi uzun zaman almadı. Türkiye özelinde bakılacak olursa, özellikle son bir-iki yıldır kurumlar tarafından sorgulanma ve merak evresinden kabullenme ve dahil olma evresine geçilen sosyal medya kullanımı, önemli bir gelecek vaadeden kariyer yollarını da beraberinde getirdi. 

Sektörle iç içe olanların duymaktan sıkıldıkları ve muhtemelen kullanmaktan imtina ettikleri “Sosyal medya çok önemli”, “Bizi konuşuyorlar, farkında mıyız?”, “Herkes burada, siz neredesiniz?” gibi kalıplaşmış ve klişeleşmiş ifadelerin yanına, bir de pozisyon eklendi.  Sosyal medya uzmanlığı olarak standardize edilen bu yeni meslek grubunun tanımı neredeyse herkes tarafından farklı şekillerde yapılıyor. Türk Meslek Sözlüğü’ne de giren söz konusu pozisyonun resmi tanımı aşağıdaki şekilde: 

Meslek Kodu : 2432.06

Meslek Adı : Sosyal Medya Uzmanı

Görev İşlem Bas. Sosyal Medya Uzmanı, işletmenin genel çalışma prensipleri doğrultusunda, araç, gereç ve ekipmanları etkin bir şekilde kullanarak, işçi sağlığı, iş güvenliği ve çevre koruma düzenlemelerine ve mesleğin verimlilik ve kalite gereklerine uygun olarak: a) Sosyal medya ağlarını takip etmek, b) Çalıştığı firma veya kişileri bilgilendirmek uygun stratejileri belirlemek, c) Sosyal medya platformlarında özel kampanya kurguları geliştirmek, d) Sosyal medya ağlarındaki takipçi sayısını artıracak çözümler üretmek, uygun olan iletişimstratejilerini belirlemek, e) Sosyal medya ağlarında çalıştığı firma, marka ve kişi hakkındaki farklı kişi ve kurumlar tarafından oluşturulan uygun olmayan içerik, durum ve izlenimleri belirlemek, f) Uygun olmayan içerik, durum ve izlenimlere gerektiğinde müdahale etmek, g) Bloglar oluşturmak, içerikleri hazırlamak ve yayımlamak, h) Rakiplerin sosyal medyadaki aktivitelerini takip etmek, i) Ürün deneyimine ilişkin çalışmalar yapmak, j) Mesleği alanındaki gelişmeleri takip etmek ve uygulamak, vb. görev ve işlemleri yerine getirir. 

Başlarda sosyal medyayla ilgili her şeyin yapılması olarak tanımlanan ve algılanan bu pozisyon, belirli sosyal ağlarda hesap açılarak düzenli olarak ileti girilmesi ve gelen geribildirimlere cevap verilmesinden öteye geçmiyordu. Kısa süren bu cahiliye dönemin ardından anlaşıldı ki pazarda tezgâh açanların sayısı fazlalaşıyor, biraz daha bağırmak gerek dedi konuyu öngörmeyi başaran firmalar. Derken bütünleşik pazarlama iletişiminden esinlenilerek etkileşim ve bağlılığın önemi hatırlandı ve bu iki kavram sosyal medya iletişiminde amaç edinilmeye başlandı. Etkileşimin artırılarak arzulanan tüketici algısının oluşturulmasında kullanılan araçların kapsam ve çeşidinin artmasıyla da, sosyal medya araçlarında sürdürülmesi gereken faaliyetler çeşitlendi. 

İşler bu noktadan sonra biraz değişiyor. Zira sosyal medyada yapılması gereken faaliyetlerin çeşitlenmesi -belki de farklılaşması- farklı yeterlilikleri gerektirmeye başladı. Yukarıda sözü edilen gerekçelerle işin operasyonel boyutuna -kanımca daha fazla önem atfedilmesi gereken- stratejik boyutu ve bu ikilinin arasında köprü niteliğinde olan teknik boyutu ekleniyor. Uygulama açısından söz edilecek olursa; paylaşımda bulunma, takip etme, rakip analizi yapma, geribildirim yönetimi gibi eylemlerin (operasyonel boyut) dayanması gereken bir temel (stratejik boyut) ve etkinliğinin artması için gerekli olan ölçümleme, uygulama/yazılım geliştirme, görsel tasarım gibi faaliyetler (teknik boyut) bir arada bulunmak durumunda kalıyor.

Söz konusu gereklilikleri düşünerek mesleğin tanımına bir kez daha göz atalım. Bu durumda sizce bir sosyal medya uzmanından “sosyal medyayla ilgili her şeyi” yapmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım mı? Ya da bir kişiye teknik, stratejik ve operasyonel tüm becerileri “yüklemeye” çalışmak. Şüphesiz ki değil. Şanslı bir işverenseniz hem müşteri ilişkilerinde becerili, hem yazılım geliştirme konusunda uzman, hem de bunları gerçekleştirirken bir yandan da sıkı bir takip ve ağ yönetimi gerçekleştirebilen bir çalışana sahip olabilirsiniz. Ama bu şansın gerçekleşme yüzdesinin ne kadar düşük olduğu konusunda sanırım çoğumuz hemfikir olacağız. 

Kurumsallaşmayı önemli ölçüde tamamlamış firmaların söz konusu durumun farkında olarak sosyal medya departmanları oluşturarak kendi içinde bir organizasyon yaptığını biliyoruz. Bu konudaki sıkıntı, orta ölçekli firmalarla konuya yeni yeni eğilmeye başlayan firmalarda ortaya çıkıyor. Özellikle geleneksel bir yönetim biçimini benimsemiş olup dijital evrenle tanışıklığı birkaç haber sitesi ve torununun fotoğraflarına baktığı Facebook’tan ibaret olan üst düzey yöneticiler ve firma sahiplerinin azımsanmayacak oranda olduğu çoğumuzun malumu. Bu durum, iki kutuplu bir sıkıntıyı beraberinde getiriyor. Birincisi, “internet işlerini yapacak” bir çalışan bularak ne var ne yoksa ona yükleme çabası ve masraf çıkmasın diye belirli işleri “outsource etmekten” kaçınma. İkincisi ise firma sahipleri/yöneticilerinin bilgi yetersizliklerinden yararlanarak günde birkaç ileti girmekten fazlasını yapmayan ve böylesine etkisiz bir sosyal medya yönetimiyle yöneticilerinin uykusunu bölmek istemeyen “sosyal medya uzmanları”.

Bu iki sorunun kaynağında da neredeyse aynı sebepler yatıyor:

  • Kimi firma sahipleri/yöneticilerinin konuyla ilgili eksik bilgi düzeyi
  • Söz konusu mecralarda sadece yer alıyor olmanın yeterli olacağı inancı,
  • İletişimde stratejik yaklaşımın öneminin anlaşılamaması ve sadece ilgi çekilerek sosyal medya iletişiminde başarılı olunacağı inancı,
  • Sosyal medya iletişimindeki etkinlik ölçümünün gerekliliği ve öneminin yeteri kadar farkına varılmamış olması, 
  • Sosyal medya pazarlama çabalarının ölçümünde uzlaşılmış standartların ve ölçüm yöntemlerinin henüz olmaması, ya da sayısal verilerden öteye geçememesi. 

Bu durumda, organize şekilde bu iş kolunu detaylandırıp, sosyal medya iletişiminin farklı gereksinmelerini karşılayacak olan farklı pozisyonları oluşturan ve  çalışanları bu doğrultuda istihdam eden firmaların oldukça az olması nedeniyle genel bir sıkıntıdan söz edilebilir. Orta ve uzun vadede çoğu firmanın -mecburen- bu yoldan gideceğini öngörmek zor değil. Tıpkı pazarlama anlayışının yıllar içinde geçirdiği dönüşüm gibi, sosyal medya pazarlama iletişimi de -baş döndürücü bir hızla- dönüşüyor ve kendi organizasyon yapısını oluşturuyor.

Bu resmi erken görüp bir an önce uyum sağlayanların kazançlı çıkacağını söylemek zor mu dersiniz?

http://www.sosyalmedyaport.com/sosyal-medya-uzmaniyim-ne-is-olsa-yaparim.html