Sosyal Medya Uzmanıyım, Ne İş Olsa Yaparım!

Blog, arkadaşlık sitesi, sosyal ağ, sosyal medya, yeni medya. Kabaca bu terimlerden geçerek günümüzdeki haline ulaşan yazılabilir web, kişilerden sonra kurumların hayatında da rolünü artırdıkça, bu durumun ticari kullanım ve kaygıları beraberinde getirmesi uzun zaman almadı. Türkiye özelinde bakılacak olursa, özellikle son bir-iki yıldır kurumlar tarafından sorgulanma ve merak evresinden kabullenme ve dahil olma evresine geçilen sosyal medya kullanımı, önemli bir gelecek vaadeden kariyer yollarını da beraberinde getirdi. 

Sektörle iç içe olanların duymaktan sıkıldıkları ve muhtemelen kullanmaktan imtina ettikleri “Sosyal medya çok önemli”, “Bizi konuşuyorlar, farkında mıyız?”, “Herkes burada, siz neredesiniz?” gibi kalıplaşmış ve klişeleşmiş ifadelerin yanına, bir de pozisyon eklendi.  Sosyal medya uzmanlığı olarak standardize edilen bu yeni meslek grubunun tanımı neredeyse herkes tarafından farklı şekillerde yapılıyor. Türk Meslek Sözlüğü’ne de giren söz konusu pozisyonun resmi tanımı aşağıdaki şekilde: 

Meslek Kodu : 2432.06

Meslek Adı : Sosyal Medya Uzmanı

Görev İşlem Bas. Sosyal Medya Uzmanı, işletmenin genel çalışma prensipleri doğrultusunda, araç, gereç ve ekipmanları etkin bir şekilde kullanarak, işçi sağlığı, iş güvenliği ve çevre koruma düzenlemelerine ve mesleğin verimlilik ve kalite gereklerine uygun olarak: a) Sosyal medya ağlarını takip etmek, b) Çalıştığı firma veya kişileri bilgilendirmek uygun stratejileri belirlemek, c) Sosyal medya platformlarında özel kampanya kurguları geliştirmek, d) Sosyal medya ağlarındaki takipçi sayısını artıracak çözümler üretmek, uygun olan iletişimstratejilerini belirlemek, e) Sosyal medya ağlarında çalıştığı firma, marka ve kişi hakkındaki farklı kişi ve kurumlar tarafından oluşturulan uygun olmayan içerik, durum ve izlenimleri belirlemek, f) Uygun olmayan içerik, durum ve izlenimlere gerektiğinde müdahale etmek, g) Bloglar oluşturmak, içerikleri hazırlamak ve yayımlamak, h) Rakiplerin sosyal medyadaki aktivitelerini takip etmek, i) Ürün deneyimine ilişkin çalışmalar yapmak, j) Mesleği alanındaki gelişmeleri takip etmek ve uygulamak, vb. görev ve işlemleri yerine getirir. 

Başlarda sosyal medyayla ilgili her şeyin yapılması olarak tanımlanan ve algılanan bu pozisyon, belirli sosyal ağlarda hesap açılarak düzenli olarak ileti girilmesi ve gelen geribildirimlere cevap verilmesinden öteye geçmiyordu. Kısa süren bu cahiliye dönemin ardından anlaşıldı ki pazarda tezgâh açanların sayısı fazlalaşıyor, biraz daha bağırmak gerek dedi konuyu öngörmeyi başaran firmalar. Derken bütünleşik pazarlama iletişiminden esinlenilerek etkileşim ve bağlılığın önemi hatırlandı ve bu iki kavram sosyal medya iletişiminde amaç edinilmeye başlandı. Etkileşimin artırılarak arzulanan tüketici algısının oluşturulmasında kullanılan araçların kapsam ve çeşidinin artmasıyla da, sosyal medya araçlarında sürdürülmesi gereken faaliyetler çeşitlendi. 

İşler bu noktadan sonra biraz değişiyor. Zira sosyal medyada yapılması gereken faaliyetlerin çeşitlenmesi -belki de farklılaşması- farklı yeterlilikleri gerektirmeye başladı. Yukarıda sözü edilen gerekçelerle işin operasyonel boyutuna -kanımca daha fazla önem atfedilmesi gereken- stratejik boyutu ve bu ikilinin arasında köprü niteliğinde olan teknik boyutu ekleniyor. Uygulama açısından söz edilecek olursa; paylaşımda bulunma, takip etme, rakip analizi yapma, geribildirim yönetimi gibi eylemlerin (operasyonel boyut) dayanması gereken bir temel (stratejik boyut) ve etkinliğinin artması için gerekli olan ölçümleme, uygulama/yazılım geliştirme, görsel tasarım gibi faaliyetler (teknik boyut) bir arada bulunmak durumunda kalıyor.

Söz konusu gereklilikleri düşünerek mesleğin tanımına bir kez daha göz atalım. Bu durumda sizce bir sosyal medya uzmanından “sosyal medyayla ilgili her şeyi” yapmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım mı? Ya da bir kişiye teknik, stratejik ve operasyonel tüm becerileri “yüklemeye” çalışmak. Şüphesiz ki değil. Şanslı bir işverenseniz hem müşteri ilişkilerinde becerili, hem yazılım geliştirme konusunda uzman, hem de bunları gerçekleştirirken bir yandan da sıkı bir takip ve ağ yönetimi gerçekleştirebilen bir çalışana sahip olabilirsiniz. Ama bu şansın gerçekleşme yüzdesinin ne kadar düşük olduğu konusunda sanırım çoğumuz hemfikir olacağız. 

Kurumsallaşmayı önemli ölçüde tamamlamış firmaların söz konusu durumun farkında olarak sosyal medya departmanları oluşturarak kendi içinde bir organizasyon yaptığını biliyoruz. Bu konudaki sıkıntı, orta ölçekli firmalarla konuya yeni yeni eğilmeye başlayan firmalarda ortaya çıkıyor. Özellikle geleneksel bir yönetim biçimini benimsemiş olup dijital evrenle tanışıklığı birkaç haber sitesi ve torununun fotoğraflarına baktığı Facebook’tan ibaret olan üst düzey yöneticiler ve firma sahiplerinin azımsanmayacak oranda olduğu çoğumuzun malumu. Bu durum, iki kutuplu bir sıkıntıyı beraberinde getiriyor. Birincisi, “internet işlerini yapacak” bir çalışan bularak ne var ne yoksa ona yükleme çabası ve masraf çıkmasın diye belirli işleri “outsource etmekten” kaçınma. İkincisi ise firma sahipleri/yöneticilerinin bilgi yetersizliklerinden yararlanarak günde birkaç ileti girmekten fazlasını yapmayan ve böylesine etkisiz bir sosyal medya yönetimiyle yöneticilerinin uykusunu bölmek istemeyen “sosyal medya uzmanları”.

Bu iki sorunun kaynağında da neredeyse aynı sebepler yatıyor:

  • Kimi firma sahipleri/yöneticilerinin konuyla ilgili eksik bilgi düzeyi
  • Söz konusu mecralarda sadece yer alıyor olmanın yeterli olacağı inancı,
  • İletişimde stratejik yaklaşımın öneminin anlaşılamaması ve sadece ilgi çekilerek sosyal medya iletişiminde başarılı olunacağı inancı,
  • Sosyal medya iletişimindeki etkinlik ölçümünün gerekliliği ve öneminin yeteri kadar farkına varılmamış olması, 
  • Sosyal medya pazarlama çabalarının ölçümünde uzlaşılmış standartların ve ölçüm yöntemlerinin henüz olmaması, ya da sayısal verilerden öteye geçememesi. 

Bu durumda, organize şekilde bu iş kolunu detaylandırıp, sosyal medya iletişiminin farklı gereksinmelerini karşılayacak olan farklı pozisyonları oluşturan ve  çalışanları bu doğrultuda istihdam eden firmaların oldukça az olması nedeniyle genel bir sıkıntıdan söz edilebilir. Orta ve uzun vadede çoğu firmanın -mecburen- bu yoldan gideceğini öngörmek zor değil. Tıpkı pazarlama anlayışının yıllar içinde geçirdiği dönüşüm gibi, sosyal medya pazarlama iletişimi de -baş döndürücü bir hızla- dönüşüyor ve kendi organizasyon yapısını oluşturuyor.

Bu resmi erken görüp bir an önce uyum sağlayanların kazançlı çıkacağını söylemek zor mu dersiniz?

http://www.sosyalmedyaport.com/sosyal-medya-uzmaniyim-ne-is-olsa-yaparim.html

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s